Böylesine güzel bir programda sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içerisindeyim ve fevkalade duygulu olduğumu da özellikle paylaşmak istiyorum, bugün güzel ilçemiz Bayrampaşa da daha önceden nispeten tanıdığımız bir projeyi yakınen tanıma fırsatını buluyoruz. İlçenizi ziyarete geldiğimde değerli kaymakamınız ilçede yapmış oldukları çalışmalar kapsamında özellikle kaymakamlıkta o anda bulunan farklı kurslar alan sevgili yavrularımızı ve sevgili anneleri bizlere göstermek suretiyle bir hamiyet projesinin varlığından bahsetmişlerdi. Ve o günden bu yana bu projenin kıymeti üzerinde durduk. Bugün bu projeyi diğer 38 ilçe kaymakamımız ve vali yardımcılarımızla, ilimizin değerli yöneticileri ile birlikte daha yakinen tanıyoruz. Proje sunum başlangıcında çok güzel bir yavrumuz,bir hamiyet çocuğu, küçük bir delikanlı bize harika bir şiir okudu, Can Yücel’in bir şiirini okudu, bir daha dinlemek isterim, aslında sadece bir kere değil o şiiri her gün dinlemeliyiz diye düşünüyorum, mükemmel bir şiir bir iki mısrasını özellikle paylaşmak istiyorum.
Diyor ki Şair;
“ Karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun”
Evet, bu ne kadar esaslı bir hatırlatma karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun, şayet çabuk unutmak istemiyorsanız, çabuk unutulmak istemiyorsanız karşınızdakini unutmamaya özen göstererek gönlünüze iyice nakşetmelisiniz.
Unutulmamanın yolu unutmamaktan geçiyor. Kim ki milletin sinesinde, insanların yüreğinde unutulmaz bir iz bırakıyorsa, onun insanların yüreğinde unutulmayan bir sevgi damarında yerini bulduğunu mutlaka görüyoruz. İyi sevenler, samimi sevenler, yürekten sevenler, seviliyorlar ve unutulmuyorlar.
Bu milletimizin tarihinde de böyledir, gönlümüzde de böyledir. Şayet bizler baki kalan gök kubbede miras olarak hoş bir sada bırakmak gibi bir niyet içerisindeysek öncelikle unutmamayı öğreneceğiz. Şayet bunu başarabilirsek unutulmayacak bir miras bıraktığımızdan emin olabiliriz.
Bugün bu güzel ilçede unutulmayacak bir şeyin başlatıldığını görmenin mutluluğu içerisindeyim, bu çok kıymetli, 3 yıldan bu yana el ele gönül gönüle yoğrulan ama bu yoğrulurken heyecanın gözyaşlarıyla da kuvvetle mayalandığını hissettiğim bir projeyi yakından tanımak imkânı buldum. Müşahede ettim ki pek çok kişi sevgili yavrularımızın buradaki sunumları esnasında gözyaşlarını tutamadılar. Çok yakınımda oturan arkadaşlarım ne kadar gizleseler de gördüğüm üzere Bir iş gözyaşlarıyla sulanıyorsa samimidir, ve mutlaka hedefine ulaşır, hem insanların gönlünde, hem yaradanın gönlünde, şayet biz bunun ikisine de talipsek yapılacak tek şey samimiyettir. Samimiyetin ifadesi bazen gözde yaş ama gönülde her zaman merhamettir, şefkattir. Bugün böyle bir merhameti yakından izliyoruz. Ve o şiirin en son mısrasını bir kez daha tekrarlamak istiyorum.
“ Sevdiğin kadar Sevilirsin ” işin özeti bu, ne ekersen onu biçersin, şayet sevilmek gibi bir derdimiz varsa önce sevmeyi bileceğiz. Hiç bir şey karşılıksız değil sevmeden sevilmek yok, merhamet etmeden merhamet olunmak yok, gayret etmeden hedefe ulaşmak yok, onun için sevdiğimiz kadar sevileceğiz bunu bilerek hareket edeceğiz.
Bilindiği üzere Bayrampaşa da 3 yıldır balkanları karış gezen bir bereket konvoyu vardı bereket konvoyunun üstünde şimdi birde merhamet konvoyu var. Konuyu ondan açıyorum, merhamet konvoyunda değerli kaymakamımız ifade ettiler bir Hami-yet meclisi oluşturmuşlar. Kendileri söylediler dediler ki biz sonunda çekileceğiz ve işi tamamen hamiyet meclisine bırakacağız, ham,-yet meclisine bırakacağız. Zaten değerli belediye başkanımızda ifade ettiler artık bereket konvoyu da bereket derneğine dönüştü yani Kardeşlik Sınır Tanımaz Derneği olarak işi aslına, yani halka emanet ettiler, hamiyet meclisi de bunu yapacağını söylüyor. Biz daha sonra bu organizasyondan çekileceğiz bu işi sivil toplum, halk kendisi yapacak dedi.
Bunlar gerçekten önemli tabi bu sadece Bayrampaşa’ya yakışmıyor değerli arkadaşlar, bu İstanbul’a yakışıyor merhamet, hamiyet, bizim kültürümüzün ve medeniyetimizin tam karşılığıdır. O nedenle bizim medeniyetimizin merkezi olan İstanbul bizim medeniyetimizin kaynağının geldiği Buhara, Semerkant, Taşkent bizim medeniyetimizin öncüleri olan Ahmet Yesiviler ve tabi ki bu merhameti, güzel ahlakı bizlere öğreten yüce dinimiz ve bu dinin yüce peygamberi ve kutsal kitabı bize her zaman işaret olarak merhameti gösteriyor.
Şayet ahlakınızı güzelleştirmek gibi bir idealiniz varsa merhamet ehli olmayı bilmeliyiz. Onun için biz kendi medeniyetimizi bir merhamet medeniyeti olarak tasavvur ediyoruz ve inşallah bunu tekrar bu noktadan hareketle bütün dünyayla buluşturmaya gayret ediyoruz. O nedenle çıktığınız sokakta, bulunduğunuz sokakta bir merhamet dairesi içerisinde yetime uzanan, öksüze uzanan, mazluma uzanan, fakire fukaraya uzanan yüreğiniz aynı anda mutlaka ve mutlaka Afrika’daki mazluma, Arabistan’daki mazluma, Orta Asya’daki mazluma, Amerika’daki mazluma yani dünyada ki mazlumlara da uzanacaktır. Çünkü bizim medeniyetimiz sadece sokağıyla değil sadece beldesiyle ve ilçesiyle, iliyle sınırlı değil bütün dünyaya yani bütün insanlıkla kucaklaşan bir medeniyettir. Ve biz sırtımızda böyle büyük bir yükü, gönlümüzde böylesine büyük bir merhamet aşkını taşıyarak proje yapmaya ve bu projelerin içerisinde koşmaya mecburuz.
Bugün medeniyetimizin bir ışığını Bayrampaşa’da görmekten medeniyetimizin yolunu bize bir kez daha hatırlatan böyle bir projeyi yakinen tanımaktan fevkalade mutlu olduğumu ifade ediyorum. Ve inşallah pek çok ilçemizde ilimizde her noktada yürütülen böyle güzel hizmetlerle insanımızın gözündeki yaşı gönlündeki sızıyı azaltacağımıza ve hafifleteceğimize inanıyoruz. Bunu karşılığı elbette ki yüreklerimize vereceği hoşluktur.
Bu hizmet asla Adil-i Mutlak olan Mevla’nın lütfu ve bereketi içerisinde karşılıksız değildir.
Çocuklarımızın güzel yüzlerinden sevgi ve muhabbetle öpüyorum, onları ve sizleri Allah’a emanet ediyorum.
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.