Toplantıya Sayın Başbakanımızın da katılması toplantıyı çok önemli hale getirdi.Hamiyet çocukları toplantı çıkışında Sayın Başbakanımıza Bakanlıkça uygun görülmesi halinde bir sürpriz hazırlamışlardı.Sayın Bakan”a bir kızımız toplantı esnasında çiçek takdim edip “ Sol Yanım “ şiirini okuyacak, Bir oğlumuz da Sayın Başbakanımıza “ Annem “ şiirini okuyarak, çiçek takdim edecekti.Ayrıca toplantıya katılan Kaymakam ve Vakıf Müdürleri için otelin fuayesinde ilçemizde 3 yıldır uygulanan Hami-Yet Koruyucu Yetim Destek Projesinin standını açıp 15 ayaklı şovalyeden oluşan bir tanıtım sergisi açılması planlanmıştı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Müsteşarı Sayın Kenan Bozgeyik” le Kaymakam Abdulkadir Yazıcı”nın yaptığı görüşmeler sonunda programa dahil edilemeyeceği anlaşılınca, Annelerini bekleyen çocukların Sayın Başbakanı yakından görebilme dileklerine ulaşabilmeleri amacıyla toplantı salonu çıkış kapısında beklediler.
Sayın Başbakanımız toplantı sonunda konuşmasını bitirip salondan ayrılırken salon çıkış kapısında kendisini bekleyen Hamiyet çocuklarını gördü. Çocuklara doğru yönelerek her iki elini de açıp “ Bayrampaşalılar Hoş geldiniz “ dedi, her birini ayrı ayrı kucaklayarak,koridor boyunca beraberce yüründü.Koridor sonundaki merdivenlere çocuklarımızı dizerek hatıra fotoğrafı çektirdi.Çocuklarımızla uzun uzun sohbet eden Başbakanımız”a önce Hami-yet Kitabı hediye edildi.Sayın Başbakanımızın kitaba bakarak “bu nedir” sorusuna Aile Bakanı Sayın Fatma Şahin cevap vererek “ bunun Hamiyet Projesi olduğunu, Projeyi bildiklerini ve destek olduklarını ifade ettiler.
Sayın Başbakanımıza Fatma Nur kızımızın takdim ettiği çiçeği Bakanımız Fatma Şahin”e yönlendirmiştir.
Koray Vural adlı Hamiyet çocuğumuz Sayın Başbakanımıza hitaben kendilerini Hamiyet Kurban Bayramı Etkinliğine davet etmek için Dolmabahçe Çalışma Ofisine geldiklerini, 250 Anne ve 425 yetim kardeşlerimizle birlikte Kurban Bayramında beraberce kurban kestiklerini ifade ederek Hamiyet Kurban Albümünü Sayın Başbakanımıza takdim etti. Koray ayrıca kendisi için şiir hazırladığını söylemesi üzerine Sayın Başbakanımız cevaben “ Davetten haberi olmadığını, olsaydı mutlaka geleceğini söyledi,ayrıca hazırladığı şiiri dinleyebileceğini belirtince Hamiyet çocuğumuz Koray “ Anne” şiirinin tamamını okudu.
Şiirin son bölümlerine doğru, Sayın Bakan, Milletvekilleri, Bürokratlar, gazeteciler özellikle Sayın Başbakanımız duygusal bir atmosfere kapıldılar.
Sohbetin sonunda Sayın Başbakanımız çocuklarımıza hediyeler verip “Bir gece ansızın gelebilirim“ diyerek Bayrampaşa”yı bizzat ziyaret edeceğinin sinyalini verdiler.
Hamiyet Çocuklarımızdan Koray Vural”ın Sayın Başbakanımıza okuduğu şiiri Başbakan Erdoğan yıllar önce, “İçimde kaynayan bir mahşer var, mahşer bir de annelerin gönlünde kaynar” dizesiyle başlayarak Erdem Beyazıt” a ait olan bu şiiri, annesi Tenzile Erdoğan başta olmak üzere tüm annelere okumuştu;
İçimde kaynayan bir mahşer var
Bu mahşer birde annelerinin kalbinde kaynar
Çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde
Ya da çamaşır sererken bahçelerinde
Birden alıverirler kara haberini
Okul dönüşü bir trafik kazasında
Can veren oğullarının.
Bir de gencecik âşıkların yüreklerini bilirim
Bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş
Bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine
Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan
Ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde
Örneğin Hint Okyanusu gibi derin
İsyanın kapkara sularına dalan.
Nice akşamlar bilirim ki
Karanlığını
Bir millet hastanesinde
Dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda
Başını kalorifer borularına gömmüş
Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden
Haber sormaya korkan
Genç kızların yüreğinden almıştır.
Bir de baharlar bilirim
Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği
Anadolu bozkırlarında
İstanbul’dan çıkıp Diyarbekir’e doğru
Tekerleri yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğu ile içen
Cesur otobüs pencerelerinden
Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen
Evrensel kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında
Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış ırgat çocuklarının
Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken
Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen.
Güzler bilirim ülkeme dair
Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir
Kalakalmış bir kıyıda melül ve tenha
Kalbim gibi
Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri
Titreyen kenar mahalle çocukları
Bir sıcak somun için, yalın kat bir don için
Dökülürler bulvarlara yapraklar gibi.
Kadınlar bilirim ülkeme ait
Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak
Göğüsleri Çukurova gibi münbit
Dağ gibi otururlar evlerinde
Limanlar gemileri nasıl beklerse
Öyle beklerler erkeklerini
Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi.
İsyan şiirleri bilirim sonra
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden
Harfler harp düzeni almıştır mısralarında
Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
Kimi bir soygun sofrasında ışıklı salonlarda
Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır.
Müslüman yürekler bilirim daha
Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet
Eller bilirim haşin hoyrat mert
Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.